Saturday, May 19th

Last update:10:00:00 PM GMT

Reklamın Gücü

E-posta Yazdır

“EÄŸer hayata yeniden baÅŸlama imkanı olsaydı, reklamcılığı bütün diÄŸer iÅŸlere tereddütsüz tercih ederdim” diyen Amerika eski baÅŸkanlarından Franklin Roosevelt bir döneme damgasını vurmuÅŸ bu sözüyle gerçekte neyi vurgulamak istemiÅŸti? Dünyanın en güçlü insanı olarak adlandırılan Amerika baÅŸkanı, neden reklamcılığı sahip olduÄŸu özel konum ile deÄŸiÅŸmek istedi? Acaba bunun sebebi, temel olarak ‘Bilgilendirme’, ‘Hatırlatma’, ‘İkna etme’, ‘DeÄŸer katma’ ve ‘Örgütün diÄŸer amaçlarına yardımcı olma’ fonksiyonları taşıyan reklamların, giderek insanların hayatlarını yönetme ve yönlendirme gücü kazanmış olması olabilir mi?

Yaklaşık yüz sene önce söylediÄŸi “Reklamlar git gide, yaÅŸamları yönetir hale gelmektedir.” sözüyle Sir Winston Churchill, diÄŸer insanların göremedikleri neleri görebilmiÅŸti? Bir hikaye vardır, reklamcılar iyi bilirler. Dünyaca ünlü petrol ÅŸirketi Shell’in Amerikalı yöneticileri Vatikan’da Papa ile yalnız görüÅŸmek istemiÅŸler. Dışarıdakiler merakla odadan gelen sesleri dinliyorlarmış. “Kabul ederseniz bir milyar dolar veririz”. Papa, “Hayır kabul edemem” diyormuÅŸ. Yöneticiler ısrarla teklif bedelini arttırıyorlarmış. 2 milyar Dolar...5 milyar Dolar... 10 milyar Dolar... Papa yine de, “İmkansız, olamaz” diye diretiyormuÅŸ. Kapıda tartışmayı dinleyen kardinaller dayanamayarak odaya girip Papa’ya “Bu paraya ihtiyacımız var, niçin kabul etmiyorsunuz?” dediklerinde Papa’nın cevabı: “Amerikalı dostlarımız, bütün kiliselerde okunan dualardan sonra papazlarımızın (Amin) yerine (Shell) demelerini öneriyorlar. Nasıl kabul ederim” olmuÅŸ.

Kimilerine göre; yaratıcılığın ahlak sınırlanırını zorladığı bir nokta; kimilerine göre yaratıcılığının sınırsızlığının en güzel göstergesi. Ancak açık olan, gerçekliÄŸi tartışılan bu hikayenin, aslında “Reklamın Önlenemez YükseliÅŸini ve Gücünü” insanlara göstermesi. GeçmiÅŸe baktığımızda; reklamcılığın ilk ve orta çaÄŸlarda çok ilkel ÅŸekilde, genellikle çığırtkanlar ve tellallar aracılığıyla yapıldığını görürüz. Eski Yunan’da kasaba tellallarının esir, sığır ve mal satımında sokak sokak dolaÅŸarak, malları ayaklı duyuru ÅŸiirleriyle övmeleri ilk sözlü reklama örnek olarak gösterilebilir. 1450 yıllarında Gütenberg’in Matbaa makinesini buluÅŸu ile reklamcılıkta çığır açılmıştır. Ticari reklamcılık ise gerçek anlamda, gazetelerin yaygınlaÅŸmasıyla doÄŸmuÅŸ ve geliÅŸmiÅŸtir. Televizyonun ve radyonun icad edilmesi, Reklamcılığı fiÅŸeklenmiÅŸ, özellikle son elli yılda, reklamcılık alanında büyük yatırımlar yapılmıştır. Gittikçe önemi artan, sanatsal özelliklerinin yanında bir bilim dalı haline gelen reklamcılık, ülke ekonomilerinin itici gücü olmuÅŸtur.

İktisadi yaÅŸamın bir parçası olan reklamın giderek artan gücü, bir çok tartışmayı da beraberinde getirmiÅŸtir. İletiÅŸim araçlarının yaygınlaÅŸmasıyla reklam, toplumsal yaÅŸamda etkileri tartışılan bir olgu durumuna gelmiÅŸtir. İnsanları bilgilendirerek toplumsal iletiÅŸim saÄŸladığını, ticaret yaÅŸamını canlandırdığını, alınacak bir mal için seçenekler getirdiÄŸini, bölgeler arasındaki kültür farklılıklarını ortadan kaldırmaya yardımcı olduÄŸunu vb. ileri sürerek reklamın yararlarından söz edenler olduÄŸu gibi, kiÅŸiyi, pahalı olmasına karşın belli mallara bağımlı kıldığını, özenti uyandırarak hiç gereksinimi olmayan bir malı almaya kışkırttığını, reklam masraflarının son çözümlemede alıcının cebinden çıktığını, etkililiÄŸi ve çarpıcılığı nedeniyle çocukların ve gençlerin kültürel geliÅŸmelerini gerilettiÄŸini ileri sürerek, reklamın zararlı yönlerinin de olduÄŸunu vurgulayan düÅŸünürler de bulunur.

Her ne olursa olsun, reklamın çok farklı iÅŸlevler taşıdığı açıktır. Ekonomik hızı düÅŸen, hatta sıfıra inen bir toplumda dahi reklam, iÅŸlevini deÄŸiÅŸtirip yararlı hizmetlerde bulunabilir. Birçok tüketim ürünleri piyasadan kalksa ya da tüketicinin satın alma gücü azalsa bile reklamla daha deÄŸiÅŸik, örneÄŸin; otomobil kullanılmasını özendirmek yerine, kitle araçlarını tercih ettirmeye yönelik, toplum açısından o an için daha geçerli, yararlı önlemler alınabilir. Trafik kurallarına ne ÅŸekilde uyulacağı, enerji tasarrufu için neler yapılabileceÄŸi, yabancı turistlere nasıl yardımcı olunacağı, bir yabancı dil öÄŸrenmenin, bir sporla uÄŸraÅŸmanın yararları reklam hizmetleriyle duyurulabilir. Bu doÄŸrultuda reklam sosyal bir sorumluluk ve görev üstlenebilir. Türkiye kasa fiÅŸi kullanımını yıllar önce devlet televizyonunda gösterilen, “Önce alışveriÅŸ, sonra fiÅŸ” reklamı ile öÄŸrenmedi mi? İsveç’te, hükümet, trafiÄŸi soldan saÄŸa çevirdiÄŸi yıllarda, bu deÄŸiÅŸikliÄŸin tanıtımını, -bir yarışma sonucu- büyük bir reklam ajansına vermiÅŸtir. Ve belli bir gün, belli bir saatten sonra bu yeni düzene geçiÅŸte, baÅŸarılı reklamlar sayesinde, bir tek trafik kazası olmamış, bir tek trafik suçu iÅŸlenmemiÅŸtir.

Meksika’da, vergi kaçakçılığının önlenmesi amacıyla, vatandaÅŸların hükümete nasıl yardımcı olacakları, televizyonda ve basında yoÄŸun reklam kampanyalarıyla halka gösterilmiÅŸ ve bu konuda yüksek bir baÅŸarı saÄŸlanarak vergi kaçakçılığında azalma görülmüÅŸtür. Bu doÄŸrultuda reklamların aynı zamanda toplumsal bir ödevi ve gücü olduÄŸu unutulmamalıdır. Reklamcılığın temel amaçları halkın eÄŸitilmesi, doÄŸru bilgilendirilmesi, aradığını kolay bulmaya, kolay almaya ve fiyatını öÄŸrenmesine yardım etmek olmalıdır. Reklamcılıkta muhatabınız bütün toplumdur. Yaptığınız bir hata geniÅŸ çapta yayınlanacağından bir çok kiÅŸiyi etkileyebilir. Bu sebeple reklam sektöründe çalışanların duyarlı ve dikkatle hareket etmeleri, toplumsal sorumluluk anlayışıyla profesyonel düÅŸünceyi birleÅŸtirmeleri gerekir. Bir reklamın sıkça söylediÄŸi gibi; “Kontrolsüz güç, güç deÄŸildir!”.

Kaynak: www.localveri.com