Saturday, May 19th

Last update:10:00:00 PM GMT

Mali Tablolar Analizi

E-posta Yazdır

Mali Analiz, mali tablolar üzerinde yapılmaktadır. İşletmenin temel mali tabloların
bilanço ve gelir tablosudur. Dolayısıyla mali analiz konusu iÅŸlenirken bilanço ve gelir
tablosunu bir kez daha incelemekte yarar olacaktır.

 1- Bilanço

Bilanço bir iÅŸletmenin belirli bir andaki mali durumunu gösteren bir tablodur. Malidurumundan kasıt; iÅŸletmenin sahip olduÄŸu varlıklar ile varlıkların saÄŸlandığıkaynakların parasal büyüklüÄŸüdür.


Bilanço kalemlerinden varlıklar, DÖNEN VARLIKLAR ve DURAN VARLIKLAR
olarak sınıflandırılmakta ve her sınıflamada hesap grupları ile bu hesap gruplarında yer
alan hesaplar (bilanço kalemlerini) bulunmaktadır. Dolayısıyla bilanço düzenleme de
kullanılan bilanço kalemleri ile hesaplar arasında bir iliÅŸki vardır ve bilanço
düzenlemeye yarayan bir hesap planı olması gerekir.Ülkemizde Tekdüzen Muhasebe Sisteminde yer alan Tekdüzen Hesap Planı bilançoda
gösterilmesi gereken tüm bilanço kalemlerini kapsamaktadır. Bu hesap planında yer
alan hesapların bilanço tarihindeki hesap kalanları ile bilanço düzenlenmektedir.


Dönen Varlıklar


İşletmenin serbestçe harcayacağı eldeki ve bankadaki nakit ile bir yıl içinde paraya
çevrilmesi mümkün deÄŸerlerin tamamı dönen varlıklar olarak adlandırılır. Dönen
varlıklar; hazır değerler, menkul kıymetler, ticari alacaklar, diğer kısa vadeli
alacaklar, stoklar, gider ve gelir tahakkukları ile diÄŸer dönen varlıklardan oluÅŸur.
Analizde dönen varlıklar toplamına brüt çalışma sermayesi denir. Brüt çalışma
sermayesi, iÅŸletmenin peÅŸin alışları, üretim, bakım ve onarım, satışlar gibi günlük
iÅŸlemlerini yürütmesine ve kısa vadeli borçlarının ödenmesine yarar. Dolayısıyla
dönen varlıklar toplamının yeterli büyüklükte ve her bilanço kaleminin yer aldığı bir
birleşimde olması gerekir.

Yeterli büyüklükteki ve kalitedeki bir birleÅŸimden oluÅŸan dönen varlıklar ya da brüt
çalışma sermayesi, iÅŸletme faaliyetlerinin verimli ve kârlı olmasını saÄŸlar.
Miktarca az olan ve birleÅŸimi kalitesiz olan (yani her bilanço kaleminin yer almaması)
dönen varlıklar iÅŸletme faaliyetlerinin baÅŸarıyla yürütülmesine imkan vermeyecektir.
Miktarca fazla olan dönen varlıklarda atıl kalmış olarak deÄŸerlendirilir ve varlıkların
verimli ve kârlı kullanılmamasına neden olacaktır.

Dönen varlıklar ticari iÅŸletmelerde duran varlıklardan fazla olması gerekirken, sanayi
işletmelerinde ise az olması normal kabul edilir.


Duran Varlıklar


Bir yıldan daha fazla sürede iÅŸletme faaliyetlerinde kullanılacak, hatta bir yıldan önce
paraya çevrilmesi düÅŸünülmeyen ya da paraya çevrilmesi mümkün olmayan deÄŸerler
ise duran varlıklar olarak adlandırılır. Duran varlıklar; uzun vadeli ticari ve diğer
alacaklar, mali duran varlıklar, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran
varlıklar, özel tükenmeye tabi varlıklar, gelecek yıllara ait giderler ve gelir
tahakkukları ile diğer duran varlıklardan oluşur.

Duran varlıkların dönüÅŸümü hemen hemen hiç yoktur; ancak varlıkların verimli
kullanılmasına ve kârlılığa etkisi vardır. Yeterli bir maddi duran varlık büyüklüÄŸü
müÅŸterilerin taleplerine kısa sürede cevap verebilecek bir kapasiteyi temsil eder. Yine
iştirak ya da bağlı ortaklık gibi yapıların duran varlıklar arasında yer alması işletmenin
kârlılığı neticesinde baÅŸka yatırımlara girdiÄŸini gösterir. Uzun vadeli alacakların
büyüklüÄŸü iÅŸletmenin kârlı bir alanda ne kadar uzun vade yapabildiÄŸini ifade eder.
Ama uzun vadeli alacakların fazlalığı, işletmenin satış kabiliyetindeki yetersizliğinin
bir sonucu da olabilir.

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Bir yıl içinde ödenmesi gereken borçlar kısa vadeli yabancı kaynaklar olarak
adlandırılır. Ancak bu borçların dönen varlıklardan karşılanması esastır. İşletmenin
mali borçları, ticari borçları, diÄŸer borçları, alınan avansları, ödenecek vergi ve diÄŸer
yasal yükümlülükleri, borç ve gider karşılıkları, gelecek aylara ait gelir ve gider
tahakkukları ile diğer kısa vadeli yabancı kaynakları kısa vadeli yabancı kaynaklar
grubunu oluÅŸturur.

Kısa vadeli yabancı kaynakların toplamı, karşılığı dönen varlıklar grubundan çıkacak
nakit veya malları temsil eder. Bu borçların içindeki banka kredileri ile tahvilli borçlar
iÅŸletmeye ayrıca faiz yükü de getirecektir.
Kısa vadeli yabancı kaynakların uzun vadeli yabancı kaynaklardan az olması beklenir.
Böylece iÅŸletmedeki borçlanma maliyeti düÅŸük, kısa vadeli borç ödeme kabiliyeti
yüksek olacaktır.

Kısa vadeli yabancı kaynaklar işletmenin nakit ihtiyacının karşılanması ya da stokların
kredi alınması nedeniyle doÄŸar. Dolayısıyla bu kaynakların dönen varlıklar için
harcanması da esastır. Bu kaynakların duran varlıklar için harcanması ise, geriye bir
dönüÅŸü getirmeyeceÄŸi için kısa vadeli borç ödeme kabiliyetini düÅŸürecektir.
Net çalışma sermayesi, brüt çalışma sermaye durumundaki duran varlıklardan kısa
vadeli yabancı kaynakların çıkarılması ile bulunur. DoÄŸal olarak kısa vadeli yabancı
kaynakların bir net çalışma sermayesi saÄŸlaması açısından, dönen varlıklardan küçük
olması beklenir. Böylece iÅŸletmenin günlük faaliyetlerini sürdürebilmesi mümkündür
denilebilir.


Net çalışma sermayesi noksanı ise, duran varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklardan
az olması durumunda ortaya çıkar. Yani duran varlıklardan kısa vadeli yabancı
kaynakların çıkarılmasında bulunan sonuç negatiftir. Bu de iÅŸletmenin günlük
faaliyetlerini sürdüremeyeceÄŸi anlamına gelmektedir.
İşletmenin kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin iyi olması her zaman için bankalardan
kredi bulabilmesi ve satıcılardan kredili mal alabilmesi anlamını taşır. İşletmede bir net
çalışma sermayesinin bulunması ise varlıkların verimli kullanıldığını ve faaliyetlerin
kârlı olduÄŸunu ifade etmektedir.

Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

İşletmenin bir yıldan daha uzun vadeli borçları uzun vadeli yabancı kaynaklar olarak
adlandırılır. Uzun vadeli yabancı kaynakların, iÅŸletmedeki duran varlıklardan çıkacak
deÄŸerlerden karşılanması beklenir. İşletmenin uzun vadeli mali borçları, ticari
borçları, diÄŸer borçları, alınan avansları, ödenecek vergi ve diÄŸer yükümlülükleri,
borç ve gider karşılıkları, gelecek yıllara ait gelir ve gider tahakkukları ile diÄŸer uzun
vadeli yabancı kaynaklarından oluşur.

Uzun vadeli yabancı kaynaklar iÅŸletmeden çıkacak nakit ve mal teslimleri ile ödenir.
Ancak bu nakit ve mal değerlerinin duran varlıkların yaratacağı katma değerlerden
oluÅŸması beklenir. Uzun vadeli banka kredileri ile tahvilleri faiz yükünü de
beraberinde getirecektir.

İşletmenin uzun vadeli borçları ödeme kabiliyeti, iÅŸletmenin yatırım gücü ve kârlılığı
ile ilgilidir.

Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynakların toplamının öz kaynaklardan büyük olmaması
gerekir. Öz kaynakların küçük olması her ÅŸeyden önce iÅŸletme mantığına ters

düÅŸmektedir; iÅŸletmenin toplanan borçlar ile deÄŸil sahip ya da ortakların sermayesi ile
kurulması beklenir.
Uzun vadeli yabancı kaynaklar öncelikle maddi duran varlıkların finansmanında
kullanılmalıdır. Yine de uzun vadeli borçlar ile satın alınan mal ve hizmetlerde olumlu
karşılanır. Uzun vadeli olumlu yönü kısa vadede ödenmeyi kendisinden uzun vadede
yararlanılacak olmasıdır.

Öz kaynaklar

Öz kaynaklar iÅŸletme sermayesi ile dönem kârı ve yedeklerden oluÅŸur. Öz kaynaklar
ödenmiÅŸ sermaye, sermaye yedekleri, kâr yedekleri, dönem kârı veya zararı
kalemlerinden meydana gelmektedir.
Öz kaynaklar, iÅŸletme sahip ya da ortaklarının varlıklar üzerindeki hak sahipliÄŸini
gösterir ve faiz gibi finansman yükleri getirmez. Bir iÅŸletmede öz kaynakların kısa ve
uzun vadeli yabancı kaynaklardan büyük olması en azından eÅŸit olması beklenir.
Böylece alacaklıların güvenliÄŸi de temin edilmiÅŸ olur.
Öz kaynak içinde dönem zararları ile geçmiÅŸ yıllar zararları istenmeyen kalemlerdir.
Bunların büyüklüÄŸü, o büyüklükte sermayenin yok olması anlamını taşır.
Öz kaynaklar duran varlıkların finansmanı için kullanılır. Ancak dönem kârının
karşılığı dönen varlıklar arasında yer alır. Bu durum net çalışma sermayesinin
oluÅŸmasına ve kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin artmasına neden olur.

2-Gelir Tablosu

Gelir tablosu iÅŸletmenin belirli bir faaliyet dönemindeki faaliyet sonuçlarının
gösterildiÄŸi mali bir tablodur. Gelir tablosu, iÅŸletmenin belirli bir dönemde elde ettiÄŸi
tüm gelirleri ile bu gelirlerin elde edilmesinde katlandığı tüm maliyet ve giderleri
gösterir. İşletmenin elde ettiÄŸi dönem net kârı ya da uÄŸradığı dönem net zararı da gelir
tablosunda yer alır.

Bilanço belirli bir anı, bir baÅŸka deyiÅŸle bilanço düzenleme tarihini ifade ederken, o
tarihteki bilanço hesaplarının hesap kalanlarını gösterir. Gelir tablosu ise, belirli bir
dönemi ifade ederken, o dönemde iÅŸlem gören hesaplarının toplamını gösterir. Yani
gelir tablosunu oluÅŸturan hesaplar, gelir tablosunun düzenlendiÄŸi tarihte hiçbir hesap
kalanı vermez.

Bilanço da olduÄŸu gibi gelir tablosunda da Tekdüzen Muhasebe Sisteminde öngörülen
Tekdüzen Hesap Planı kullanılır ve gelir tablosu bu hesap planında yer alınan gelir
tablosu hesaplarına göre gruplandırılır;

Brüt Satış Kârı veya Zararı

Brüt satış kârı veya zararı, iÅŸletmenin esas faaliyet alanı ile ilgilidir ve iÅŸletmenin esas
faaliyetindeki baÅŸarısını gösterir. Brüt satış kârı veya zararında, esas faaliyete iliÅŸkin
gelirlerden, bunlar için katlanılan maliyetler indirilir. Ancak daha faaliyet giderleri
indirilmemiÅŸtir. Brüt satış kârı veya zararı grubunda, brüt satışlar, satış indirimler, net
satışlar ve satışların maliyeti yer alır.
Brüt satış kârı veya zararı grubunda zarar oluÅŸumu, yani maliyetlerin gelirlerden büyük
olması hali olumsuz olarak değerlendirilir ve istenmeyen bir durumdur.

Faaliyet Kârı veya Zararı

Faaliyet kârı veya zararı, brüt satış kârı veya zararı ile faaliyet giderleri arasındaki
farktan doÄŸar ve iÅŸletmenin esas faaliyet alındaki net kârını veya zararını gösterir bir
sonuçtur. İşletmenin esas faaliyeti alanındaki baÅŸarısının ölçülmesi bakımından
önemlidir.
Faaliyet kârı veya zararı grubunun olumlu yani kâr çıkması beklenir. Olumsuz bir
sonuç olan zarar ise istenmeyen bir durum olarak deÄŸerlendirilir.

OlaÄŸan Kâr veya Zarar

İşletmenin esas faaliyeti dışındaki faaliyetlerinden elde ettiÄŸi gelir ve kârları ya da gider zararlarının eklenmesi ile bulunan sonuç olaÄŸan kâr veya zarar olarak adlandırılır.
Olumlu sonuçlar kârı, olumsuz sonuçlar zararı gösterir. Tekdüzen Muhasebe
Sistemine göre finansman giderleri, olaÄŸan kâr veya zararlardan ayrıca gösterilir; kâr
varsa indirilmesi, zarar varsa eklenmesi söz konusudur.
OlaÄŸan kâr veya zarar, iÅŸletmenin kârlılığını belirlemede önemli bir rol oynar.
Özellikle faaliyet zararı varken olaÄŸan kârın çıkması ya da faaliyet kârı varken olaÄŸan
zararın çıkması iÅŸletmenin esas faaliyetleri dışındaki faaliyetlerden etkilendiÄŸini
gösterir. Faaliyet zararı varken olaÄŸan kârı oluÅŸması iÅŸletmenin esas faaliyet alanı
dışındaki alanlara yöneldiÄŸine, faaliyet kârı varken olaÄŸan zararın oluÅŸması ise
işletmenin esas faaliyeti dışındaki faaliyetlerinde etkin ve verimli olmadığına işaret
eder.


Dönem Kârı veya Zararı

İşletmenin esas faaliyetleri ile esas faaliyetleri dışında oluşabilecek olağandışı gelir ve
kârları ile gider ve zararlarından daha önce söz etmiÅŸtik. Dönem kârı veya zararı,
iÅŸletmenin olaÄŸan kâr veya zararına, olaÄŸandışı gelir ve kârların eklenmesi ya da
olaÄŸandışı gider ve zararların düÅŸülmesi ile bulunur.
Bu sonuç iÅŸletmenin faaliyet döneminin kârlı ya da zararlı olarak kapattığını gösterir.
Dönem kârı veya zararı çoÄŸunlukla faaliyet kârı veya zararı ile azınlıkla olaÄŸan kâr
veya zarardan oluÅŸmalıdır. OlaÄŸandışı kâr veya zarar oluÅŸumu normal bir faaliyet
döneminde hiç beklenmeyen sonuçlar olduÄŸu için mümkün olduÄŸu kadar küçük
olması gerekir.
 
Dönem kârının faaliyet kârı ya da olaÄŸan kârdan oluÅŸması, dönem kârının devamlı
olacağını, olaÄŸandışı kârdan oluÅŸması ise devamlı olmayacağı anlamına gelir.
Dönem zararının faaliyet zararı ya da olaÄŸan zarardan oluÅŸması iÅŸletmenin esas faaliyet
alanında ya da piyasa şartlarında olumsuz şartlar olduğunu, etkin ve verimli
çalışmadığı, keyfi ve kötü yönetildiÄŸi gibi anlamlara gelir. Dönem zararının olaÄŸandışı
zarardan oluşması, arızi olması nedeniyle normal karşılanabilir.

Dönem Net Kârı veya Zararı

Gelir tablosundaki dönem kârı veya zararı, elde edilen kârdan ayrılan vergi ve diÄŸer
yasal yükümlülükler karşılığı sonrası net kârı veya zararı gösterir. Kârlı sonuçlardan
vergi ayrılırken, zararlı sonuçlardan vergi ayrılmaz. Gelir tablosunun bir sonucunu
gösteren dönem net kârı veya zararı aynı zamanda bilançoya aktarılacak dönem net
kârı veya zararını da gösterir.