Saturday, May 19th

Last update:10:00:00 PM GMT

Stoklar

E-posta Yazdır

Stoklar, iÅŸletmenin satmak, üretmek veya iÅŸletme ihtiyaçlarında kullanılmak üzere elinde bulundurduÄŸu, deÄŸerleme gününde iÅŸletme­nin mülkiyet ve tasarrufundan çıkmamış mal, hammadde, yarı ma­mul, iÅŸletme malzemesi, yardımcı malzeme, mamul gibi maddil deÄŸerlerdir.

Mallar, olduÄŸu gibi veya ufak bir iÅŸleme tabi tutularak satma amacı ile edinilen her türlü maddelerdir.
 
Hammade ve malzemeler, üretimde kullanılmak üzere alınan, üretim iÅŸlemi ile tükenen ve ÅŸekil daÄŸiÅŸtiren her türlü madde ve malzemelerdir. Hammadde ve malzemeler doÄŸrudan doÄŸruya mamulün bünyesine girerler, bunların hangi mamul için ne kadar harcadıkları­nın tesbiti teknik ve ekonomik olarak mümkündür.

Yarı mamuller üretim sürecine girmiÅŸ, henüz son ÅŸeklini almamış, üretim safhası içinde bulunan yarı iÅŸlenmiÅŸ maddelerdir. Yarı mamul­lere ara mamuller de denmektedir.

Mamuller, üretim sürecini tamamlayarak son ÅŸeklini almış satışa veya kullanıma hazır maddelerdir.

Yardımcı malzemeler, mamulün bünyesine doÄŸrudan doÄŸruya girmekle beraber ekonomik ve teknik açıdan hangi mamulde ne ka­dar kullanıldığının tesbiti mümkün olmayan maddelerdir.

İşletme malzemeleri, iÅŸletmenin faaliyetlerini gerçekleÅŸtirmesinde kullandığı, üretimde dolaylı olarak kullandığı, mamulün bünyesine doÄŸrudan doÄŸruya girmeyen, yardımcı masraf yerlerinde harcanan maddelerdir. İşletme malzemelerine tüketim maddeleri de denmekte­dir.

İşletme stokları içinde yer alan ambalaj maddeleri satılan mal ve mamullerin içine konularak satıldığı maddelerdir. Üretici iÅŸletmelerde, mamul ambalaj maddesinin içine girerek nihai halini, satışa hazır du­rumunu aldığından ambalaj maddeleri hammadde ve malzeme ola­rak kabul edilirler. Bununla beraber, ambalaj maddeleri, eÄŸer mamul satıldıktan sonra müÅŸteriden geri alınıyorsa demirbaÅŸ olarak kabul edilmeleri gerekir. MüÅŸteriye bu ÅŸekilde emanet olarak verilen amba­laj maddelerine gaz bidonlarını, meyva suyu ÅŸiÅŸelerini, likit gaz tüple­rini örnek olarak gösterebiliriz.

Üretici iÅŸletmelerde üretim sürecinde ortaya çıkan, piyasa deÄŸeri olan her nevi üretim artıkları, döküntü, deÅŸe iskarta ve benzeri mad­delere Hurda ve Artıklar denmektedir. DeÄŸerleme günü mevcut bu gibi kıymetlerin de deÄŸerlenmesi gerekmektedir.


Envanter İşlemleri

Stoklarla ilgili envanter listeleri yukarıda belirtilen stok çeÅŸitlerine göre ayrı ayrı düzenlenir. Her envanter listesinde maddenin cinsi, miktarı; birim alış veya maliyet deÄŸeri, toplam deÄŸeri, deÄŸerleme öl­çüsü, madde ile ilgili açıklama yer alır. Envanteri yapılan maddelerin kod numaraları varsa bu kod numaraları envanter listelerinde belirti­lir. Envantere dahil stokların iÅŸletmenin mülkiyetinde ve tasarrufu al­tında olması gerekir. Mülkiyeti iÅŸletmeye ait olmayan iÅŸletmeye kon­sinye olarak bırakılmış malların, mülkiyeti henüz iÅŸletmeye geçmemiÅŸ yoldaki malların envanter listelerine dahil edilmemesi lazımdır. Buna karşılık, baÅŸka iÅŸletmelere konsiye olarak gönderilen malların, teslim ÅŸartı ile müÅŸteriye gönderilen henüz yoldaki malların mülkiyeti iÅŸlet­menin üzerinde olduÄŸundan envanter listelerine dahil edilmeleri ÅŸart­tır. Bu gibi stoklar "Konsinye Mallar", "Yoldaki Mallar" hesaplarında iÅŸletmedeki stoklardan ayrı olarak gösterilmelidirler.

Envanteri yapılan stokların içinde kullanılmaz hale gelmiÅŸ, deÄŸe­rini ve vasfını kaybetmiÅŸ maddeler varsa bunların envanter listele­rinde ayrıca belirtilmeleri gerekir.

Stokların deÄŸerlemesi iÅŸletmenin sattığı ve kullandığı maddelerin bir deÄŸerlemesi olduÄŸundan doÄŸrudan doÄŸruya maliyetleri ve mal satış karını etkileyen bit olaydır. Bu sebeple iÅŸletmeler stokların deÄŸerlemesi üzerinde daha hassasiyetle dururlar.

Stoklar genel olarak, ilerde bahsedeceÄŸimiz gibi, maliyet bedeli ile deÄŸerlendirilirler. Bunun yanında stokları diÄŸer deÄŸerleme ölçüleri ile de deÄŸerlemek mümkündür.


Ticaret hukukuna göre stokların deÄŸerlemesi

TTK'nun 75. maddesinin genel hükmü stokların en çok bilanço gününde iÅŸletme için haiz olduÄŸu deÄŸer üzerinden, borsada kota edilen malların ise deÄŸerleme gününün borsa rayicine göre deÄŸerle­neceÄŸini belirtmiÅŸtir. TTK'nun 461. maddesi sermaye ÅŸirketlerinde stokların deÄŸerlemesini ayrı olarak ele aldığından 75. madde hükmü ÅŸahıs iÅŸletmeleri için geçerli olmaktadır.

Åžahıs iÅŸletmeleri olarak kabul edilen ferdi teÅŸebbüsler ile kollektif ve Komandit ÅŸirketler stoklarını yukarıda belirtilen 75. madde hükmü çerçevesinde deÄŸerleyeceklerdir. Bu gibi iÅŸletmelerde üretilen mamul ve yarı mamuller için ayrı bir hüküm olmadığından bu gibi kıymetler de aynı esaslar çerçevesinde deÄŸerlemeye tabî tutulur.
 

Sermaye ÅŸirketlerinin stoklarını nasıl deÄŸerleyeceÄŸini açıklayan 461. madde hükmüne göre, hammadeler, iÅŸlenmiÅŸ ve yarı iÅŸlenmiÅŸ eÅŸya emtia ve satılık diÄŸer mallar en fazla maliyet deÄŸerleri üzerin­den bilançoya geçirilebilirler. DeÄŸerleme günü, bu malların maliyet deÄŸeri cari fiyattan (piyasa deÄŸerinden) fazla ise bunlar bilançoya en fazla cari deÄŸer üzerinden geçirilebilirler.

O halde, sermaye ÅŸirketleri, deÄŸerleme ölçüsü olarak stokların maliyet deÄŸeri cari fiyattan düÅŸük olduÄŸu durumda maliyet deÄŸerini; maliyet deÄŸeri cari fiyattan fazla olduÄŸu durumda ise cari piyasa deÄŸerini uygularlar.

TTK hükümlerine göre, ÅŸahıs iÅŸletmelerinde, borsada kayıtlı ol­mayan malların, iÅŸletme için haiz olunan deÄŸeri yansıtması ÅŸartı ile yukarıda belirtilen bütün deÄŸerleme ölçüleri ile deÄŸerlenmesi müm­kündür. Borsada kayıtlı olan malların ise borsa rayicine göre deÄŸer­lenmesi gerektiÄŸi açıktır. Sermaye ÅŸirketlerinde ise stokların deÄŸer­lenmesinde maliyet bedeli uygulanmaktadır. Ancak, stokların piyasa fiyatının maliyet bedellerinin altına düÅŸmesi durumunda piyasa fiya­tıyla deÄŸerleme uygulanacaktır. DiÄŸer bir ifade ise, sermaye ÅŸirketleri stoklarını maliyet bedeli ve cari piyasa fiyatı ile deÄŸerleyecekler ve bunların hangisi düÅŸük ise o deÄŸeri bilançolarında göstereceklerdir. Stokların maliyet bedeli ve cari piyasa fiyatı ile deÄŸerlenmesinde yu­karıda belirtilen deÄŸerleme yöntemlerinden uygun olanlar uygulana­bilir.


Ayrıca, TTK'nun gizli ihtiyat ayrılabilmesini mümkün kılan 458. maddesine göre, stokların deÄŸerleme günü kıymetinden daha düÅŸük bir deÄŸerle bilançoda gösterilmesi mümkündür.
    

            Vergi mevzuatına göre stokların deÄŸerlemesi


            VUK’umuzda satın alınan, üretilen ve stokda bulunan malların deÄŸerlemesinde farklılıklar söz konusudur. Satınalınan veya imal edilen mallar maliyet bedeli ile deÄŸerlenir. Maliyet bedeli son giren ilk çıkar yöntemi uygulanarak da tesbit edilebilir. Ancak bu yöntemi seçenler en az beÅŸ yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler.
 

            1) Satın alınan malların deÄŸerlemesi

VUK'nun 274. maddesi satın alınan malların deÄŸerlemesi konu­sunu düzenlemiÅŸtir. Bu madde hükmüne göre, mallar maliyet bedeli ile deÄŸerlenir. Malın maliyet bedeline nazaran deÄŸerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla düÅŸüklük gösterdiÄŸi hallerde mü­kellefler maliyet bedeli yerine VUK'nun 267. maddesinin 2. sırasındaki usul hariç olmak üzere emsal bedeli ölçüsünü uygulayabilirler.
 
VUK, üretim sürecinden gaçmeyen, sadece alım-satım iÅŸlemine konu olan malların deÄŸerlemesinde maliyet bedelini esas kabul et­miÅŸtir. Ancak, bu malın piyasa fiyatının maliyet bedelinin % 10 ve da­ha fazla altına düÅŸmesi durumunda bu malların emsal bedeli ölçü­süne göre deÄŸerlenebileceÄŸi belirtilmiÅŸtir.

VUK'nun 262. maddesinde açıklandığı üzere maliyet bedeli, ikti­sadi bir kıymetin iktisap edilmesi veya deÄŸerinin artırılması için yapı­lan ödemelerle bunlarla ilgili giderlerin toplamı olarak tanımlanmıştır. Bu durumda, maliyet bedeli, satın alma bedeli iIe malın iktisabi veya deÄŸerinin arttırılması için yapılan ilgili bütün masrafları kapsar
 
Malın iktisap edilmesi veya deÄŸerinin arttırılması ile ilgili giderler kanunda açık olarak belirtilmiÅŸtir. Ancak, bu gibi giderler, satın alma giderleri ve depolama giderleri olarak iki gruba ayrılabilir.

Satın alma giderleri; sipariÅŸ giderlerini, malın taşınması ile ilgili giderleri, üretime ve satışa hazırlık giderİerini, makinelerin hazırlık gi­derlerini, depolanıncaya kadar ödenen sigorta giderlerini kapsar.

Depolama giderleri ise; stokların depolanması ile ilgili giderleri, depoda bekleme süresinde meydana gelen fiziki ve iktisadi yıpran­ma giderlerini, depo içi taşıma ve yerleÅŸtirme giderlerini, depolama ile ilgili sigorta giderlerini içerir.

Satınalma giderlerinin maliyete dahil edilmesi gerektiÄŸi vergi mevzuatı açısından açık olmakla beraber depolama giderlerinin ma­liyete dahil edilip edilmeyeceÄŸi tartışma konusudur.


Depolama ve Satınalma Giderleri

Yurt içinde satın alınan mallarda maliyet bedeline satın alma be­deli, malın iÅŸ yerine getirilmesi ile ilgili taşıma ve sigorta giderleri, alış komisyonları, mal alışı ile ilgili finansman giderleri girmektedir. Depo­lama ve satın alma servisi giderlerinin satın alınan bütün mallarla ilgi­li olması, satılan ve stokta kalan mallara ve bunların herbirine kalem kalem dağıtılmasının hatalı sonuçlar verebilmesi sebebiyle maliyete dahil edilmemesi vergi idaresince kabul edilmektedir.


Manipülasyon Giderleri

Manipülasyona tabi tutulan malların maliyet bedeli, bunların satınalma bedeli ile manipülasyon iÅŸçiliÄŸi ve makina kirası, amortis­man gibi diÄŸer manipülasyon giderlerinden oluÅŸur. Toplam manipü­lasyon masraflarının manipülasyon iÅŸleminin (satışa ve üretime hazır­lık için yapılan ayıklama tanzim ve ayırma iÅŸlemleri) yapıldığı mallara dağıtılması gerekir. Manipülasyon iÅŸlemleri neticesinde meydana ge­lecek iskarta, fire ve kayıpların doÄŸrudan doÄŸruya deÄŸerlendirilerek zarar kaydı mümkün deÄŸildir. Manipülasyona tabi malların birim ma­liyetleri, manipülasyon giderlerini de kapsayan toplam maliyet bedel­lerinin manipülasyon iÅŸleminden sonra kalan saÄŸlam birimlere en uy­gun dağıtım ölçüsü kullanılarak dağıtılması ile bulunur. Böylece is­karta, fire ve kayıpların birim maliyetlere dahil edilmesi, manipülasyo­na tabi mal stoklarının bu birim maliyetlerle deÄŸerlenmesi saÄŸlanır.


İskonto ve Risturnlar

Vergi hukukunda mâliyetler, malın alındığı tarihte deÄŸil, deÄŸer­leme tarihinde tesbit edildiÄŸinden yıl sonuna kadar tahakkuk eden alışla ilgili. iskonto ve risturnların da maliyet hAsabında gözönünde bulundurulması gerekir. Yıl sonlarında satış üzerinden alınan primle­rin ise maliyetlerle ilgilendirilmeyerek doÄŸrudan doÄŸruya sonuç he­saplarına gelir kaydedilmesi lazımdır.


Vade Farkları
 
Vadeli alışlar dolayısıyle ortaya çıkan vade farklarınm finansman gideri olarak kabul edilip doÄŸrudan doÄŸruya sonuç hesaplarına kaydedildiÄŸi görülmektedir. Oysa ki, VUK, maliyet bedelini bir iktisadi kıymetin alış bedeli ile, bunlarla ilgili bilumum giderlerin toplamı ola­rak ele almıştır. Vade farkı satın alma bedelinin bir unsuru olduÄŸun­dan doÄŸrudan doÄŸruya gidere yazılmayıp maliyete ilave edilmesi ge­rekir.


Finansman Giderleri

Sadece mal alımı için alınmış ve kullanılmış finansman giderleri (faiz, komisyon ve vergiler) nin de maliyete eklenmesi gerekir. Genel anlamda, iÅŸletme kredisi olarak alınan ve iÅŸletme ihtiyaçlarında kulla­nılan kredilerin finansman giderleri finansman giderleri olarak sonuç hesaplarına aktarılır.

Gerek vade farklarının, gerekse malın iktisabı ile ilgili finansman giderlerinin maliyete aktarılması malın iktisap edildiÄŸi dönem için söz konusudur.

VUK 163 nolu Genel TebliÄŸi ile iÅŸletmenin finansman temini mak­sadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Böylece, mükellefler söz konusu ödemelerini doÄŸrudan gider olarak yazabile­cekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan mallara isabet eden kısmı maliyete dahil  edebileceklerdir.

Yurt dışından ithal edilen mallarda maliyet bedeline, yurt içinde satın alınan malların maliyetine giren harcamalardan baÅŸka, malın yurda ithali için yapılan gümrük vergisi, damga vergisi, diÄŸer vergi, resim ve harç ödemeleri, gümrük komisyonu ve malın çekilmesi ile ilgili diÄŸer giderler, malın ithali için alınan kredilerin faiz, vergi ve ko­misyonu, ithalât teminatı ile ilgili olarak ödenen faiz ve komisyonlar, akreditif faiz ve komisyonları dahil edilir. Yurt dışından ithal edilen mallarda satın alma bedeli, malin F0B bedeli ile malın yurt içine geti­rilmesine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri toplamıdır. Veya bunların yerine CIF bedeli satın alma bedeli olarak kabul edilir.


Kur Farkları


İthal edilen mallarla ilgili olarak kredili ithalatta iÅŸletme tarafından bankaya yatırılan mal bedeli henüz yabancı ülkeye transfer edilme­den kur ayarlamaları veya devalüasyonlar nedeniyle ortaya kur fark­ları çıkmaktadır. Kur farkları yüzünden ithalatçı iÅŸletmenin ithal ettiÄŸi malın karşılığında ödediÄŸi veya ödeyeceÄŸi tutar artmaktadır. Kur farklarının malın bedeline dahil edilip edilmeyeceÄŸi uygulamada tar­tışılmaktadır.

İthal edilen malın maliyeti, onun için ödeme veya borçlanılan bü­tün bedelleri kapsadığından kur farkları da ithal edilen malın bir ma­liyet unsuru olmaktadır. Mevcut kambiyo uygulamasında altı aydan sonra ortaya çıkacak kur farkları  ithalatçı firmalardan istenmediÄŸin­den ithal edilen malla ilgili kur farkı malın ithalinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkmaktadır.

Kur farkının, malın ithal edildiÄŸi yılda ortaya çıkması durumunda malın maliyetine dahil edileceÄŸi açıktır. Kur farkının daha sonraki muhasebe döneminde ortaya çıkması ve ödenmesi halinde GVK'nun 40. maddesi hükmü çerçevesinde iÅŸle ilgili giderler olarak doÄŸrudan doÄŸruya zarar kaydı gerekir.

VUK nun 262 ve 274. maddelerine göre stoklar maliyet bedeli iIe deÄŸerlenirken, stokların maliyet bedeline iktisadi kıymetin edinilmesi veya deÄŸerinin arttırılması için yapılan ödemeler ve bunlarla ilgili ta­mamlayıcı mahiyette bütün giderler girecektir. Bu sebeple VUK 238 nolu genel tebliÄŸinde de açıklandığı gibi malın satın alınıp iÅŸletme stoklarına girdiÄŸi tarihe kadar oluÅŸan kur farklarının maliyete intikali zorunludur. Stokta kalan malla ilgili olarak daha sonra ortaya çıka­cak kur farklarının ise ilgili bulundukları yıllarda gidere yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkündür.

Kur farklarının, malın ithalini takip eden dönemde ortaya çıkması durumunda gider kaydedilebilmesi Maliye Bakanlığı gelirler genel müdürlüÄŸünce ödeme ÅŸartına baÄŸlanmıştır. DiÄŸer bir ifade ile, tahak­kuk etmesi zarara yazılabilmesi için yeterli deÄŸildir.

            2) Üretilen malların deÄŸerlemesi

İşletmelerin ürettikleri yarımamul ve mamullerin ne ÅŸekilde deÄŸer­leneceÄŸi VUK'nun 275. maddesinde açıklanmıştır. Bu madde hük­müne göre imal edilen malların maliyet bedeli, mamulün vücuda ge­tirilmesinde sarfolunan hammade ve malzemelerin bedelini, mamule isabet eden direkt iÅŸçilik payını, genel imalat maliyetlerinden mamule düÅŸen payı, genel idare masraflarından mamule düÅŸen payı ve am­balajlı olarak piyasaya arzı gerekli olan mamullerde ambalaj malze­mesi bedelini kapsar. Genel idare masraflarının maliyete katılması ih­tiyaridir.

VUK'nun 275. maddesi mükellefleri, imal ettikleri malların maliyet bedellerini yukarıda belirtilen unsurları kapsamak ÅŸartıyla diledikleri usulde tayin etmekte serbest bırakmıştır. DiÄŸer bir ifade ile, imal edi­len malların deÄŸerlemesinde maliyet bedeli ölçüsü esas kabul edil­miÅŸ ve maliyet bedelinin hesaplanmasında uygulanacak yöntemin seçiminde mükellef serbest bırakılmıştır.

VUK'un 274. maddesi, emsal bedeli ölçüsünün maddede anılan ÅŸartlar gereÄŸince 275. maddede yazılı imal edilen mamuller için de uygulanabileceÄŸini açıklamıştır.

Bu durumda, yukarıda belirtilen maliyet unsurlarını kapsamak suretiyle tesbit edilen maliyet bedellerine nazaran piyasa fiyatları % 10 ve daha fazla bir düÅŸüklük gösteren imal edilen mallar emsal bedeli ile deÄŸerlenebilir.

Maliyet bedelinin tesbitinde VUK'unda açık bir hüküm olmadığın­dan, gerek hammadde ve malzemelerin üretime veriliÅŸinde uygulana­cak olan maliyet sisteminin, gerekse maliyet unsurlarının mamullere dağıtımında kullanılan dağıtım ölçülerinin seçiminde mükellef serbest bırakılmıştır.


3)       Stok deÄŸerleme yöntemlerinin VUK'na göre uygulanabilirliÄŸi


Her ne kadar, VUK'nda maliyet bedelinin tesbitinin hangi meto­da göre yapılacağı açık olarak belirtilmemiÅŸ ise de, kanun koyucu­nun stok deÄŸerlemesinde esas olarak fiili maliyet prensibini benim­sediÄŸi stokların deÄŸerlemesi ile ilgili hükümlerin yorumundan anlaşıl­maktadır.

Mal stoklarının deÄŸerlenmesinde maliyet bedeli, fiilen stokta bu­lunan malların kendi maliyetleri esas alınarak saptanmalıdır. DiÄŸer bir ifade ile, stokta bulunan malların hangi partilerden kaldığı biliniyorsa ait olduÄŸu partinin birim fiyatıyla deÄŸerlenmelidir. Böylece belirli ma­liyet yöntemi ile deÄŸerleme esas kabul edilmiÅŸ olmaktadır.

Ancak, stokta bulunan malların fiilen hangi partiden kaldığı veya hangi fiyatla alındığı tesbit edilemiyor ise ortalama maliyet yöntemi uygulanabilir.

Gerçekte, mükellef için, belirli maliyet yöntemi ile ortalama ma­liyet yöntemini uygulama bakımından bir seçim hakkı yoktur.

Gerek vergi idaresinin, gerekse Danıştayın, stokta bulunan malın cinsi ve maliyeti belli ise deÄŸerlemede ortalama maliyet yerine ger­çek (belirli) maliyetin esas alınması gerektiÄŸine dair görüÅŸ ve kararla­rı mevcuttur. Fiili maliyetin bilinmesi durumunda ortalama maliyetin uygulanamayacağı, ancak, stokların hangi partiden kaldığının tesbiti mümkün olmadığında ortalama maliyet fiyatının deÄŸerlemede esas alınacağı kesindir.

Buzdolabı, otomobil, makina, motor gibi cinsinin ve maliyetinin tesbiti mümkün malları satan ve üretimini yapan iÅŸletmeler stok deÄŸerlemesinde belirli maliyet yöntemi uygulamak zorundadırlar.

YaÄŸ, yakıt, ÅŸeker, un gibi birbirine benzer mallarda belirli maliyetlerle deÄŸerleme yapılamıyor ise ortalam maliyet yöntemi uygulanır. Ortalama maliyet yöntemi uygulanırken, ünite sayısı ve fiyatların eÅŸit olmadığı durumda basit ortalama maliyet yöntemi gerçek dışı ve hayali sonuçlar verebileceÄŸinden vergi uygulamasında kabul ettirile­mez. Bu sebeple, ortalama maliyetin ağırlıklı veya hareketli ağırlıklı ortalama maliyet yöntemlerinin uygulanması gerekir.

FIFO deÄŸerleme yönteminin uygulanabilmesi için ilk giren malın fiilen ilk çıktığının ispatlanması gerekir. Ancak, fiyatların arttığı dö­nemlerde, FIFO deÄŸerleme yönteminin uygulanması ile satılan malın maliyeti düÅŸük, dolayısıyla brüt satış karı yüksek hesaplandığından vergi uygulanması bakımından bir sakıncası yoktur. Fiyatların düÅŸme gösterdiÄŸi dönemlerde bu yöntemin uygulanabilmesi için iÅŸletme ta­rafından fiilen bu yöntemin uygulandığının ispat edilmesi gerekir.

LIFO deÄŸerleme yönteminin seçilmesinde mükellefler serbest bı­rakılmışfır. Ancak daha öncede belirtildiÄŸi gibi bu yöntemi seçenler en az 5 yıl süre ile bu yöntemi uygulamak zorundadırlar. LIFO yönte­minin yukarıda belirtilen ÅŸartlarla uygulanması 1996 yılı sonu stokları­nın deÄŸerlemesi ile baÅŸlamıştır.

LIFO yöntemi enflasyonist dönemlerde brüt satış karını azaltan bir yöntem olduÄŸundan uygulanmasında sorun yaratmaktadır. Fiyat­ların düÅŸme gösterdiÄŸi dönemlerde ise brüt karını artıracağından ver­gi uygulaması açısından sorun yaratmaz.

Standart maliyet yönteminin, imalat maliyetlerinin doÄŸrudan doÄŸ­ruya tesbitinde kullanılması VUK açısından mümkün deÄŸildir. Ancak, bu yöntemin deÄŸerleme sırasında fıili maliyetler ile standart maliyetler arasındaki farkların stoklar ve satılan malların maliyeti arasında dağıtılması yapılarak standart maliyetlerin fiili maliyetlere dönüÅŸtürülmesi ÅŸeklinde kullanılmasında kanunen bir sakınca yoktur. VUK'nun 275. maddesi de mükellefleri, fiili maliyetlerin saptanmasında diledikleri usulü uygulamakta serbest bırakarak bunu belirtmiÅŸtir.

Maliyetlerin standart maliyetlere göre saptanması durumunda, fii­li maliyetlerle standart maliyetler arasındaki farkların GVK'nun 40. maddesine göre doÄŸrudan doÄŸruya gider kaydedilmeyerek maliyet­lere aktarılması, oradan da stoklar ile satılan malların maliyetine dağıtılması gerekir.

DüÅŸük deÄŸerle deÄŸerleme yönteminin uygulanabilmesi ise, VUK'nun daha önce belirtilen 274. maddesi hükmüne baÄŸlıdır.

VUK'na göre düÅŸük deÄŸerle deÄŸerleme yöntemi ancak piyasa deÄŸerinin maliyete nazaran en az % 10 düÅŸüklük göstermesi duru­munda uygulanabilir.

Ayrıca VUK'na göre iktisadi kıymetlerin deÄŸerlemesi, her iktisadi kıymetin unsurları itibariyle ayrı ayrı deÄŸerlemesi ÅŸeklinde yapıla­cağından, düÅŸük deÄŸerin saptanması stok kalemlerinin tek tek karşılaÅŸtirılması ÅŸeklinde olacaktır.

Yerine koyma deÄŸeri ile emsal bedeli ölçüleri aynı olduÄŸu kabul edilirse, yerine koyma deÄŸeri ile deÄŸerleme yöntemi emsal bedelinin kullanılabildiÄŸi durumlarda uygulanabilmektedir. İlk defa bilanço esasına göre mükellefiyete geçen iÅŸletmelerin maliyet bedeli bilinmeyen stoklarını yerine koyma deÄŸeri (alış emsal bedeli) ile deÄŸerlemesi mümkündür.

Vergi hukukumuzda, stokların deÄŸerlemesinde kullanılan satış (piyasa) fiyatlarıyla deÄŸerleme yöntemine benzer ölçü emsal bedeli ölçüsüdür.

Özetleyecek olursak, vergi uygulaması bakımından esas alınabilecek stok deÄŸerleme yöntemleri genel olarak maliyet bedeli, belirli du­rumlarda da emsal bedelidir. Stokların, maliyet bedeli ile, deÄŸerlen­mesi mümkün olmadığı durumda varsa, Borsa Rayici ile, yoksa mu­kayyet deÄŸerleri ile o da yoksa emsal bedeli ile deÄŸerlemesi yapılır. İstisnai durumlarda ise alış emsal bedeli ölçüsü ile deÄŸerleme söz konusu olmaktadır.